Pages

15 Haziran 2015 Pazartesi

Bir Cihan Kafes


Uzun zaman oldu kitap yorumu yapmayalı. Dolu dolu roman okumayı özlemiştim aslında.  Arkadaşımın kitaplığımdan aldığım bir kaç kitaptan sadece biri "Bir Cihan Kafes".

Kendi düşünceme geçmeden önce arka kapak yazısından bir kesit sunayım sizlere..

"Sevgin direğimiz, üzerimize saldığın korku çatımız olmuş meğer. Mutsuzluğumuzdan örülü bir devlet yaratmışsın hepimize. Sen en çok beni severdin ya. En çok beni köle yapmışsın kendine..

Kanadı kırık üç kadın, ödedikleri ağır bedellerin karşılığını, içinde çırpınıp durdukları, kapısı açık olsa da çıkıp gidemedikleri gölge kafeslerinde bekledi. İhtiyaç duydukları inanç, temize çekecekleri geçmişte saklıydı."



Üç kadın.. Sevgiye hasret. Bir o kadar da özlemci.
 Samire, Yaşar, Lorin.. Bu üç kadının muhteşem hayat öyküleri... Bir biriyle o kadar bağlantılı ki bunu kitabın sonuna kadar anlayamıyor ve hep merak ediyorsunuz. Ortak noktaları sadece sevgiye hasret olmaları mı dersiniz. Böyle düşünürseniz yanılırsınız. 


İclal Aydının kalemiyle buluştum bu seferde. İlk başlarda zor girebildim hayatlarına. Gerçi, genelde böyle olmuyor mu?  Zor kavradım konusunu kitabın. Ama anlayıp kavradığımda soluksuz okuyuverdim. Öyle birbirine bağlamış ki konuları. Öyle dokunaklı ki.. Arada yüreğe dokunan bir kaç cümle sizi başka diyarlara götürebilir. İçten yazılmıştı.. Birde yazarımız kızı için adamış kitabını. Çok dokunaklı değil mi.. 
Bu hikayede sizi güldüren olaylara tanıklık ederken üç kadının yaşadıklarına kâh şaşırıp kâh ağlayacaksınız.

Kitaptan hoşuma giden birkaç satırı paylaşmadan olmaz. :)

Bazen kendi sesini bile güç duyuyor insan. Düşüncesini toparlayamaz, kendini anlayamaz. Ruhu bedeniyle bağlantıyı kesmiştir o anda. ♥

* Aşktan soluğunu kesecek o adam mutlaka çıkıp gelecekti bir gün. İçinde  birikmiş bütün sevilme özlemine karşılık verecek o adam dünyanın bir yerinde mutlaka yaşıyordu şu anda. Zaman karşısına çıkaracağı  doğru an için alıkoyuyordu o sevgiliyi. Sadece sabretmesi gerekmişti...♥

* Yaş ne olursa olsun, insan her ağladığında bir kez daha ağlar. Ağladıktan sonra en güzel suretine bürünür. Yıkanır çünkü. Temizlenmektir ağlamak. Yıkandıkça başlayacağı yere, masumiyetine döner. Yıkandıkça, ağladıkça yer açılır iç savaşlara. Nefis ile gönlün büyük meydanında dövüşmeye güç toplar. ♥

* Yılların hıçkırıkları ve gözyaşı gibi bazı gülümsemeler. Ve hançerini saplamak, can acıtmak gibi bazı gülüşler, ikisini birbirinden ayırt etmekse çoğu zaman mümkün değil.♥

* Kararında yalnızlık iyidir. Yeni bir güne, yeni bir güneşe hazırlar insanı. Ama ötesi... Ötesinden kork işte! Allah iki şeyi sevmez. Israrlı günahı ve isyanı. Mutsuzluktan bu kadar ısrar edersen bir gün isyan edersin. Bu da ısrarlı günaha girer. ♥












3 yorum:

Ebru Gungor dedi ki...

Kitab okumak film/dizi izlemekden daha zevkli bir kere... Kitab okurken kafamızda sanki kendi filmimizi çekiyor gibi oluyoruz:) yorumuda güzel yazmışsın. Bende okumaya kitap arıyordum zaten. Tam isabet. Yazı için tşkler canim:))

aihara kotoko dedi ki...

kesinlikle.. her şeyi zihnimizde oynatıyoruz. bu da daha keyifli hale getiriyor okumayı.. ,

bu kitabı okumalısın kesinlikle..

aihara kotoko dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.

Yorum Gönder

 

LAZ KIZI Copyright © 2011 Design by Ipietoon Blogger Template | web hosting