Pages

kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Haziran 2016 Çarşamba

Oku/Yorum

2 yorum
Okurken girizgahı havalardan yapan romanları hep sıradan bulmuşumdur. Hep aynı sıradanlık hep aynı boşluk. Okuyucuyu şöyle bir mest eden girizgah nerdeee.. Ama; ki kocaman bir aması var Lazkızı okuyucuları. Şöyle ki azcık bende o telden çalacağım şimdi.. Nasıl mı? Bak şimdi..

"Ah ahh arkadaş bu ne sıcak ki ne sıcak. Evde açılmadık kapı açılmadık pencere kalmadı cereyan etsinde azcık serinleyelim diye. Yok ne serinliği! Dışarıdan eve sıcak bastı da bastı. Buhar olup uçtuk yani. Dışarı çıksan aynı sıcaklık evde aynı. Kızarmış tavuğa döndük resmen. Aklımda hep bu sıcakta dışarıda çalışmak zorunda olanlar vardı. " Allahım sen sabır ver dayanma gücü ver" diye dualarım  eksik olmadı ne dilimden ne de gönlümden."

29 Şubat 2016 Pazartesi

Ters Düz

11 yorum
Söze nasıl başlayacağımı bilemedim şimdi. bilenler bilir eminim Kafa Dergi blog sahibesi arkadaşımızın kitabı Ters Düz 1 aralıkta çıkmıştı. bende internet üzerinden sipariş yerine kitapçıdan almayı seçenlerden olup bir ay kadarda beklememe rağmen zor buldum hikayenin geçtiği Trabzon'da. Kitabı bulur bulmaz okumadım malesef. o sırada Açık öğretim final sınavlarına çalışıyordum derken kitabı en sonunda elime alabildim. tabi bu söylediğim şimdi algılanmasın. kitabı okuyalı çok oldu :) da tembelliğim sayesinde anca yorum yapıyorum. Bu aralar bir tembellik aldı beni ki sormayın. Neyse lafı fazla uzatmadan geçeyim yorumuma..►

Kitabı elime aldığımda kapak wow dedirtti. Zira kitabın kapağı hoş kalitedeydi.. Adıyla anlamlı bir görsel vardı Ters Düz :)  Kitabın başında yazar deli balından bahsetmiş. Başlarken böyle tarifsiz bir gülümseme yayıldı ki sormayın. ( Deli balı yediğimi bilirim :)) Aslına bakarsanız kitabın konusu okuduğum kitaplar arasında farklıydı. İlginç geldi. Yazar sözcüklerini yerinde kullanmıştı. Kitabın konusu Trabzon'da geçiyordu. Bende bir Trabzonlu olarak daha bir dikkatli okudum kitabı..

11 Temmuz 2015 Cumartesi

Baş Ucu Yazarım

3 yorum







Böyle bir tabir var ya hani" baş ucu kitabı" diye. Hah işte bende o kitap değilde yazardır. Baş ucu kitabından baş ucu yazarına terfi ettim ben. Böyle dediğime de bakmayın, baş ucu kitabımda yoktur. Benim baş ucu yazarım: Canan Tan

Benim en samimi sevgili yazarım. Lisede tanıştım onunla. Yüreğim Seni Çok Sevdi'siyle. Sonra En Son Yürekler Ölür geldi ardından. Bu iki kitabı yetti Canan Tanı takip etmeme. Kalemi öyle sıcak ki, öyle dolu dolu yazdı ki sevdalıları, öyle nağmeler koydu ki satırlar arasına. Gerçekçiydi. Yaşanmıştı sevdalar...

Eroinle Dans. Herkesin okuması gereken kitap bence.. Nasıl uçuruma doğru gidildiğini, en temiz duygularla nasıp bataklığa saplandığını anlatıyor..



15 Haziran 2015 Pazartesi

Bir Cihan Kafes

3 yorum

Uzun zaman oldu kitap yorumu yapmayalı. Dolu dolu roman okumayı özlemiştim aslında.  Arkadaşımın kitaplığımdan aldığım bir kaç kitaptan sadece biri "Bir Cihan Kafes".

Kendi düşünceme geçmeden önce arka kapak yazısından bir kesit sunayım sizlere..

"Sevgin direğimiz, üzerimize saldığın korku çatımız olmuş meğer. Mutsuzluğumuzdan örülü bir devlet yaratmışsın hepimize. Sen en çok beni severdin ya. En çok beni köle yapmışsın kendine..

Kanadı kırık üç kadın, ödedikleri ağır bedellerin karşılığını, içinde çırpınıp durdukları, kapısı açık olsa da çıkıp gidemedikleri gölge kafeslerinde bekledi. İhtiyaç duydukları inanç, temize çekecekleri geçmişte saklıydı."

22 Ekim 2014 Çarşamba

Çilek Mevsimi ♥

2 yorum


Bana göre aşkın mevsimi Kiraz Mevsimi değil Çilek Mevsimi..


" Ne olacağını bilmiyorum.." dedi onun bakışlarındaki tedirginliği yok etmek ister gibi, " Ama öğrenmek istiyorum Mira. Hayatımdaki tüm kaosa, tüm belirsizliğe rağmen bunu seninle yaşamayı istiyorum." diye fısıldadı ve ardından ekledi, "  Çünkü seni incitebilme ihtimaline rağmen seni istemekten vazgeçmiyorum."


Bu kitapta saf aşkın içinde boğulabilme ihtimalini göz önünde bulundurun derim. :)) Yağız ve Miranın çilek mevsiminde başlayan aşklarına şahit olacaksınız. Mira'nın kafesine sadece kahve içmeye giden Yağız tatlıyı pek sevmemesine rağmen kendisine ikram edilen çilekli tarttan da yemişti. Daha sonra kafeye her gün gelmeye başlayıp günün akşamında kendisine bir daha bu kafeye gelmeyeceğim diye kendisini telkinler etmesine rağmen sonraki günün sabahında yine kendini kafede buluyordu. Bunun nedeni çilekli tart mıydı? Tabiki hayır. Yağızın bile anlam verediği, çilek kokusunun nereden geldiğini sonradan anladığı ve çilek kokusuyla kendisini büyüleyen Mira'dan dolayı..

20 Temmuz 2014 Pazar

Aynı Yıldızın Altında

2 yorum
 Bu kitabı nette görmüştüm. Fotoğrafın altındaki yorumları okuduğumda hemen almalıyım demiştim. Ama hemen almamıştım. Bir gün yolum kitapçıya düştü ve elime aldığım bir sürü kitabı ayy ne kadar güzel diyerek bağrıma bassamda hepsini alamıyordum tabiki.. Raflarda o kitap senin bu kitap benim diye dolaşırken  mavi kapağıyla gözüme çarpan, adı Aynı Yıldızın Altında olan romanı gördüm. Elime alıp hemen arka yazısını okudum. Romanın konusu ilginç gelmişti. Daha sonra  " yahu ben bu kitabı zaten almayacakmıydım" diye içimden konuştuktan sonra en nihayetinde kitabı aldım. kitapla ilgili düşüncelerime geçmeden önce size arka yazısını yazayım da sizde okuyun.. :))

  
Yıldızların hastalık ile sağlık, ölüm ile yaşam arasında çektiği çizgide gidip gelen iki gencin, sayılı günlerinde sonsuzluğu bulma hikayesi...

 On altı yaşındaki kanser hastası Hazel Grace'in birkaç yıl daha yaşamasını garanti eden tıp mucizesine rağmen hastalığı ölümcüldür ve konulan teşhisle birlikte yıldızlar, öyküsünün son bölümünü çoktan kaleme almıştır.
 

LAZ KIZI Copyright © 2011 Design by Ipietoon Blogger Template | web hosting