Pages

10 Ekim 2016 Pazartesi

Hayallerimde Cevaplı Sorular!






Şu son zamanlarda aklımı kemiren-kurcalayan öylesine bir soru var. Aslına bakarsanız baya bir zamandır var. Gelip giden soru! Bugün yine düşüverdi aklıma ansızın.. Hep de cevapsız.. Hayalimin elverdiğince cevapladığım. Bazen anneme sorarım " Yaşasalardı nasıl olurdu? diye.  

Babaannem ve dedem yaşasaydı nasıl olurdu? Şu anki gibi rahat davranabilir miydik? Her şeyi rahatlıkla konuşabilir miydik? Yada ne gibi farklılıklar olurdu? Ve yığınla dolu cevapsız sorular.

Dedim ya hayallerimle cevaplı sorular. Gerçek cevapsa hiç olmayacak. Şu yaşıma kadar dedemle ilgili iyi şeyler hiç duymadım! 35 yaşında vefat etmiş dedem. Babaannem ise daha ben yedi aylıkken kanserden :( vefat etmiş. Babaannem ile duyduklarım ise fazlasıyla üzdü. Dedem çok çektirmiş Babaanneme. Herkes öyle söylüyor. Onları hiç tanımadım.. Ama eksikliklerini nedense hep hissettim. Aile fertlerinin başında büyükler olması gerektiğini düşünürüm hep...  Daha farklı olurdu o kesin.. Bazen aklımda olmadık senaryolar üretmiyor değilim. İyi ve kötü! 

Mesela bayramlarda biz kalabalık olmayız 3-4 gün süren bayram bizde dört saat anca sürer..Herkesle bayramlaşılır evlerimize döneriz. Büyüklerimizi ziyaret ederiz. Biz de büyük olmadığı için ziyaret eden yoktur. Çabuk biter ve sıkıcı geçer.. 

Anneannem ve dedem... Her hatırladığımda gözlerim dolar.. Usulca,anneme farketirmeden ağlarım. Anneannem 2007 dedem 2010 da... 
Anneannemin ölüm günü 1 temmuz
Dedemin 26 haziran..

Size ilginç iki şey söyleyeyim mi? 
Anneannemin ölüm tarihi ile benim doğum günüm aynı 1 temmuz!
Dedem(babamın babası) ölüm günü ile Rahmetli amcamın ölüm günü ve vefat ettiği yaş aynı!

Bu yazıyı neden yazdım bilmiyorum. Sadece yazmak istedim. Yazmak için yazılan duygusuz yazılardanmış gibi geliyor okuyunca.. Ruhsuz! Ama öyle olmadığını bir ben biliyorum.. Belkide cevabı olmayan soru rahatsız edici olduğu için. Belki... Belkiler çokça var!

10 yorum:

Gazeteci N.G. dedi ki...

Başınız sağolsun...

Bayramın kısa sürmesi... Sanırım herkeste oluyor bu. Yazma konusuna gelince, yazmanın nedeni olmaz bazen... Kaleminize sağlık :)

Büşra Gürbüz dedi ki...

Güzel yürekli güzel dostum bazen sebepsiz olması gerekir.Sebepsiz sevgi nasıl gerçekse sebepsiz dediğin yazında öyle gerçek ve samimi olmuş.Bazı soruların cevabını hiç bilemeyeceğiz.Bilmen gereken bir şey söyleyim seviliyorsun cancanım...😉

Duygun Evrim Su Korkmazgil dedi ki...

canım benim kayıplar insanı her ne kadar çok üzse, içini ezse de bizlere kattığı şeyler var. başın sağolsun, ışıklar içinde uyusunlar. bazen böyle sorular benim de kafamdan geçmiyor değil, ama sebep aramıyorum. hayat böyle çünkü, herkesin kazançları ve kayıpları olmak zorunda. biz, insanoğlu olarak uzun süren mevsimlerin bir parçasıyız, ömrümüz mevsim gibi yani, bize düşen iyi bir insan olup yolda yürümek =)) sevgiler

Aihara Kotoko dedi ki...

Haklısın Büşracım. Sevgiye sebep aramadığımız gibi...
Sende seviliyorsun 😉

Aihara Kotoko dedi ki...

İnsan oğlu uzun süren mevsim.. Benzetmeye bayıldım.
Kayıplar... Üzücü.. Acılara yaşamayı öğreniyoruz.. Kader işte..
Yorumun için çok teşekkürler😊

Aihara Kotoko dedi ki...

Gazeteci N.G,

Yazmanın nedeni olmaz.. Çokça sevdim bu cümleyi. Haklısınız galiba yazarken neden aramıyoruz değilmi. Yaşananlar yazdırıyor zaten. Yorumun için teşekkürler 😄

Mayıs Yağmuru dedi ki...

Başınız saolsun ....

Aihara Kotoko dedi ki...

Mayıs Yağmuru;

Teşekkür ederim...

sessizkaldım dedi ki...

Öncelikle başın sağ olsun Rabbım mekanlarını cennet eylesin.
Yazmanın bir deneni yok sen yaz yaz ki dökülsün içinde ki tüm satırlar cümleler içinde biriken ne varsa yaz gitsin Sevgiler ....

Aihara Kotoko dedi ki...

sessizkaldım,

Amin. Yazmak meditasyon gibi benim için. Hep de böyle derim.
Teşekkür ederim sevgiler :)

Yorum Gönder

 

LAZ KIZI Copyright © 2011 Design by Ipietoon Blogger Template | web hosting