Pages

31 Temmuz 2014 Perşembe

FINDIK SEZONU


Masanıza çerez olarak gelen ve çikolata dan tutun da baklavasına kadar kullanılan çerez niyetine yenilen yiyecek fındığın toplanmasının ne kadar zahmetli olduğunu size anlatayım..

Karadenizin incisi diyince aklınıza neresi gelir bilmem ama ben Trabzon diyip susarım arkadaş. Doğup büyüdüğüm, yaşadığım canım memleketim. Zor işleri olup da kadınların tek başlarına üstesinden gelmek için hayatlarını riske attığı hayatı içinde barındıran memleketim de bu ağustos ayında fındık toplanmaya başlar. Hiç unutmadığım çocukluğuma dair ufak bir anı anlatıp hemen geçiyorum asıl meseleme..

Fındıklar tam olmadan yani daha yeni yeni meyvesini vermeye başladığı zaman başlardık biz fındığı yemeye.. Kızarlardı bize yemeyin fındığı diye. Bizde kuzenlerle beraber inerdik fındık bahçesi ( fındıklık ) taa dibine yerdik orada ben diyim on siz anlayın yirmi kilo fındığı :)) burada çok ciddiyim.Daha sonra yediğimiz fındık kabuklarını ormana atar ortada suç aleti bırakmazdık. :) Fındığın tazesi çok daha lezzetlidir olmuşundan.. Ama daha sonra gelsin sinekler ardından en bolundan bir kaşıntılar. Neden bu kadar zahmete girerdik fındık yemek için bilmiyorum sadece fındık yediğimizde kızarlardı :)). Fakat o zamanlar daha zevkliydi herşey .



E şimdi gelelim fındık sezonu başladı biz bu sezonda neler yapıyoruz onu anlatmaya.. Saat altı dedi mi kalkıp o fındıklığa inilecek arkadaş. Yok öyle beş dakika daha uyuyayım filan.. Amcamızın yıllar önce yine fındık toplarken sırf muhabbet olsun diye sorduğumuz soruya " topla topla topla" şeklinde cevap aldığımızdan beri bu cümlecik kuzenlerle birlikte bizim lugatımıza atasözü şeklinde yerleşmiş kalmıştır.. Ve her sene bu konu hakkında yaptığımız espirilere güler geçeriz..

Bu sene nisanda yağan kar sebebiyle fındıklar don olayından etkilenip çoğu yerde yüzlerini göstermediler.. Yani şunu diyebilirim ki çoğu yerde fındık yok ama bu sene fındığa iyi fiyat verirler diye söylentiler var :)) Bu iyi haber ki bu sene fındığı sevmemin nedeni de bu zaten :))
Sabah söylene söylene inilen o fındıklık ta dallar aşağıya çekilip sebetler takılır; başlanır fındık toplanmaya.

Muhabbette olmasa kimse fındık toplamayacak. birbirimize sorduğumuz en saçma sorulardan tutunda en ilginç hikayelere kadar günü akşam etmeye çalışırız.. Fındıktan değilde fındığı toplamak eziyet gelir bana. Helede koca koca dalları aşağıya çekmek, çekerken diğer dala takılması, ardından dallardan göze düşen toz, çöp parçalarını çıkartması için yanına yardım için koştuğumuz kişiniz; gözümü sanki göz ameliyatıyla yerinden çıkartacakmışçasına yaptığı ufak çapta çöp çıkartma operasyonunu saymazsak iyi her şey :))
  Elde oluşan bu karalık.. Eğer kim daha fazla fındık toplarsa o el dahada kararır, fındığa kısa bir ara verip dinlenmek için oturduğumuzda başlarız ellerine bakayım sen ne kadar toplamışsın demeye. Ki ben burada fazla toplamamış olduğum anlaşılıyor :)) ve bu el en az bir hafta kendine gelmez...

Ocak ocak olan fındık dallarını teker teker aşağıya indirmek zor yani..  ve her ocakta en az 4  5 ve küçük ağaç şeklinde dallar bulunur ve bu sayı en fazla 10 a kadar çıkar.. Dalların bazısı da büyük olduğu için ya dalın üstüne birini çıkartıp o fındığı toplar yada dolu olan sebetleri o ağaca takar can havliyle fındıkları alırız. Yani o fındık illa alınacak , vazgeçmek yok fındığa devam :)
İşte bu resimde de bahsettiğim ocak ve sebet

















Fındığı bir de yerden toplamak var ki kimine eziyet olurken kimi de " Yerden toplamak daha rahat" der.
ama ben daldan toplamayı seçiyorum. Neden mi? Yere eğili fındık toplamak beli biraz ağırtıyor. Ve birazda uzun otların arasından fındığı çekip çıkarmak işkence olurken helede fındık tane ise bu dayanılmaz oluyor.Peki yerden daha rahat oluyor neden diyorlar. Bunun da sebebi dallara asılıp güç sarfetmek. Yerden toplayarak dallarla uğraşmak zorunda kalmıyorsun.


Ve birde yüzünüzde tebessüm ettirecek olaylar da var. Bunlar ne mi? fındık toplarken yanımıza gelen bir kedi ki bu kedi kaçan cinslerden değil. fındık  toplamayı bırakıp kediyle ilgilendim. Ama kediler nankördür cümlesini doğruladı yani.. Bayramdan kalan şekerleri fındık toplarken yiyen ben, kediye şeker bile verdim :) Zaten kedileri de sevmem ama bu kedi sevimli geldi gözüme

Kediciği orda bırakıp eve dönerken gördüğüm bu çiçeği çok sevdim. helede o rengine bayıldım :))
Fındıktan bahsetmişken sizlere de benimde yaptığım ve severek yediğim fındık ezmesi tarifi vereyim..

not : bu tarifi verirken size ölçü vermeyeceğim ki tarif verme konusunda pek de becerikli sayılmam :)

Malzemeler..

Biraz kavrulmuş fındık ( sadece denemek amaçlı yapayım dersen o zaman bir kase kadar kullana bilirsin )
çok az sıvı fındık yağı ( bir yemek kaşığı kadar)
ve pudra şekeri ( ben ilk denediğimde çay şekeriyle yaptım ve hiç olmadı. şeker içinde kıtır kaldı. ve lezzzetini bozdu. )

Yapılışı..

Kavrulmuş fındıkları robotta kıyıp iyice toz haline gelsin. Kabın kenarına biriken fındıkları kaşık yardımıyla aşağıya sıyırın. ve hafif kremalize olan fındıklara 3 yada 4 yemek kaşığı pudra şekerini ekleyip robottan geçirin. Ardından bir yemek kaşığından az fındık yağını ekleyip tekrar robottan geçirin..

eğer şekersiz olduysa biraz daha pudra ekleyin ekleyin yada kremalize olmadıysa birazda sıvı yağ ekleyin
Afiyet olsun şimdiden..


not: benden de işte böyle tarif  çıkar ki olmadı biliyorum. ama yapmak isterseniz bence daha güzel tarifleri nette bulabilirsiniz  :)))
















2 yorum:

Mayıs Yağmuru dedi ki...

Rondodan geçirip şeker dökerdik üstüne biz 😀😀😀😀 güzel anlatım olmuş

Aihara Kotoko dedi ki...

Bizde öyle yapardık. Ama sonraları fındık ezmesini daha bi çok sever olduk.

Teşekkür ederim

Yorum Gönder

 

LAZ KIZI Copyright © 2011 Design by Ipietoon Blogger Template | web hosting