Yazıma herkesin de çok iyi bildiğini tahmin ettiğim benim de sevdiğim , Al Yazmalım Filminden duyduğumuz bir şiirle başlıyorum..
31 Ocak 2015 Cumartesi
Susan Dilin Konuşan Kalbin Cümleleri Değil miydi Gözyaşı?
Categories
Düşünceler,
Şiirler
17 Kasım 2014 Pazartesi
AŞK BÜRÜMÜŞ GÖZLER
Hani bir söz varya " Seni seviyorum olmuş dillere sakız" diye. Gerçekten öyle. Beş dakikada insan sevip hop bir aşk çemberinde buluyor kendini ama ne aşk..
Srf sahtelikten doğan ilişki süresi bir hafta. Sonra aman zaten sevmemiştim arkadaşlarımın arasında saf kalmayayım diye onunla birlikteydim. Ne zihniyet ama.. Seni seviyorum gibi mükemmel bir cümleyi bu kadar kirletmek kimin hakkı. Sırf birilerinin keyfi yüzünden..
Ve bu yüzden " seni seviyorum" cümlesinin hükmü kalmıyor ya..
Ve bu yüzden sahte aşklar piyasada...
Categories
Düşünceler
22 Ekim 2014 Çarşamba
Çilek Mevsimi ♥
Bana göre aşkın mevsimi Kiraz Mevsimi değil Çilek Mevsimi..
" Ne olacağını bilmiyorum.." dedi onun bakışlarındaki tedirginliği yok etmek ister gibi, " Ama öğrenmek istiyorum Mira. Hayatımdaki tüm kaosa, tüm belirsizliğe rağmen bunu seninle yaşamayı istiyorum." diye fısıldadı ve ardından ekledi, " Çünkü seni incitebilme ihtimaline rağmen seni istemekten vazgeçmiyorum."
Bu kitapta saf aşkın içinde boğulabilme ihtimalini göz önünde bulundurun derim. :)) Yağız ve Miranın çilek mevsiminde başlayan aşklarına şahit olacaksınız. Mira'nın kafesine sadece kahve içmeye giden Yağız tatlıyı pek sevmemesine rağmen kendisine ikram edilen çilekli tarttan da yemişti. Daha sonra kafeye her gün gelmeye başlayıp günün akşamında kendisine bir daha bu kafeye gelmeyeceğim diye kendisini telkinler etmesine rağmen sonraki günün sabahında yine kendini kafede buluyordu. Bunun nedeni çilekli tart mıydı? Tabiki hayır. Yağızın bile anlam verediği, çilek kokusunun nereden geldiğini sonradan anladığı ve çilek kokusuyla kendisini büyüleyen Mira'dan dolayı..
Categories
kitaplar
4 Ekim 2014 Cumartesi
Mutlu Bayramlar.
Küçük Bir Hikaye...
Küçük kız sabahın en erken saatinde kimsecikler uyanmadan uyanı vermişti. Öyle ki daha gün bile tam açmamıştı. İçinde bir türlü tarif edemediği bir duygu vardı; mutluydu içi içine sığmıyordu. Annesi ona akşamdan erkenden yatmasını " çünkü yarın bayram" olduğunu söylemişti. Bir türü anlayamadı bayram neydi, kimdi bu bayram, neden evimize gelecek diye.. Ama onu bir o kadarda merak ediyordu. Çünkü annesi bir hafta önceden başlamıştı bayram için hazırlık yapmaya. Tatlılar yapmış börekler açmıştı annesi.
Categories
Düşünceler
8 Eylül 2014 Pazartesi
AH! BU MİLLET
Millet Ne Der?
Öyle çok yoruluyor ki insan her şeye karşı savaşmaktan. Kendi olmadan. Sırf dilimize doladığımız şu lanet "millet" kavramı yüzünden kendimiz olmaktan vazgeçip bu illetin isteğine göre yaşıyoruz sanki. Ağızdan düşmeyen "millet ne der" cümlesi, yani sırf millet için yaşıyoruz. Sen ona göre hareket et, kendine çeki düzen ver demenin bir diğer yolu. Şunu şöyle yapma sonra millet seni kınar, Şu kıyafetleri giyinme millet senin hakkında kötü konuşur. Anlayacağınız millette millet.
Categories
Düşünceler
15 Ağustos 2014 Cuma
YIKILAN HAYALLER
Hep hayaller kurarız. Hep kurduğumuz hayallerde mutlu oluruz, ki bizi sürekli hayal kurmaya iten sebep de bu olsa gerek. MUTLU OLUYORUZ..
Kurduğumuz hayalleri gerçekleştirmek içinde çok çabalar sarf ediyoruz.bazense sadece mutlu etmek için vazgeçilen hayaller var.. Bununla ilgili değineceğim küçük bir yazım var..
Categories
Düşünceler
4 Ağustos 2014 Pazartesi
Bir Feminist Yazar..
Feminist Damarım
Annem bana kızdığında sürekli " kırk damardan biri bana benzememiş" der durur ve " hep babana benzedin sen" diyede topu babama atar. Ama kırk damardan - artık bu kırk damar neyse- otuz dokuzu anneme benzediğimi hiç kabullenmez. Evet bu kırk damardan kırkıncısını kendime sakladım ve benim kırkıncı damarım ne mi? Feminist damarım..Çoğu zaman olmasa da Feminist yanım ağır gelir ki bu babam olsa da değişmez. Savunmam gereken hele de bir hemcinsimse beni kimse durduramaz.. Yine feminist yanımın ağır bastığı bir zamanda yazdığım yazı var. Sizi çok bekletmeden hemen yazıyı sizlere aktarıyorum.
Categories
Düşünceler
31 Temmuz 2014 Perşembe
FINDIK SEZONU
Masanıza çerez olarak gelen ve çikolata dan tutun da baklavasına kadar kullanılan çerez niyetine yenilen yiyecek fındığın toplanmasının ne kadar zahmetli olduğunu size anlatayım..
Karadenizin incisi diyince aklınıza neresi gelir bilmem ama ben Trabzon diyip susarım arkadaş. Doğup büyüdüğüm, yaşadığım canım memleketim. Zor işleri olup da kadınların tek başlarına üstesinden gelmek için hayatlarını riske attığı hayatı içinde barındıran memleketim de bu ağustos ayında fındık toplanmaya başlar. Hiç unutmadığım çocukluğuma dair ufak bir anı anlatıp hemen geçiyorum asıl meseleme..
Fındıklar tam olmadan yani daha yeni yeni meyvesini vermeye başladığı zaman başlardık biz fındığı yemeye.. Kızarlardı bize yemeyin fındığı diye. Bizde kuzenlerle beraber inerdik fındık bahçesi ( fındıklık ) taa dibine yerdik orada ben diyim on siz anlayın yirmi kilo fındığı :)) burada çok ciddiyim.Daha sonra yediğimiz fındık kabuklarını ormana atar ortada suç aleti bırakmazdık. :) Fındığın tazesi çok daha lezzetlidir olmuşundan.. Ama daha sonra gelsin sinekler ardından en bolundan bir kaşıntılar. Neden bu kadar zahmete girerdik fındık yemek için bilmiyorum sadece fındık yediğimizde kızarlardı :)). Fakat o zamanlar daha zevkliydi herşey .
Categories
Düşünceler
27 Temmuz 2014 Pazar
25 Temmuz 2014 Cuma
Mim♫ 4
BENİM ÇİFTLERİM
Yine bir mim ve bu mimin kimden olduğunu söylemesem de siz anlarsınız ama yinede Uçay'a kocaman teşşekür ediyorum.. Ona bir mim borçlu hissediyorum :DD
Aslına bakarsanız canımın sıkkın olduğu şu günlerde sırf kafamı dağıtmak için yazıyorum desem yeridir. nedeni mi şöyle söyleyim size " çok istediğim şey olmadığı gibi gidip en aksi şey oldu" işte bu yüzden.. Umarım anlatabildim.. Gelelim Uçayı bile şaşırtan bu mime ki kendisi her ikisine ( yanlışı ve doğrusu) de güzel cevaplar verdi.. ve okurken ikisimden de keyif aldım..
Bu mimin amacı kendi çiftlerimizi oluşturmakmış yani birbirine yakıştırdığımız kişileri çift yapacağız.. Ve bu mim bence azıcık zor. Çünkü böyle birşey düşünmemiştim ve şimdi düşünmeye başlıyorum.. ahh ben :)) bakalım nasıl cevaplar vereceğim size.. Bende meraklar içindeyim :DD
Categories
MİM
21 Temmuz 2014 Pazartesi
Mim-3 :Kitaplar
Bu mim olayını ben çok sevdim. Komşuda pişer bize de düşer misali... Bu mim başıktan da anlaşılacağı üzere Kitaplardan bahsediyor ki bu mim için Uçay'a gerçekten teşekkür ederim. Konu kitaplar olunca benim için akan sular durur. Kendime kitap kurdu derim.. Kitap okumayı çok seviyorum ve ufak çapta - kendimce- yazdığım hikâyelerim bile var. Yazdığım hikayeleri Wattpad'e yayınlıyorum. bakmak isterseniz bi tık yapıyonuz :).
Kitap okurken girdiğim şekillerse paha biçilemez :))
Gelelim mim sorularına...
1 Ne sıklıkla kitap okursunuz?
Elimde okunacak kitap olsun asla bırakmam okumayı.. Romanlarım bitince yenilerini alana kadar kitap okumam.. Ki bazen uzun süre kitap almadığım oluyor..
2- En sevdiğiniz yazar/lar?
hmm yazarları pek tanımam. Zaten kitap alırsam da Yazar adına değil kitap konusuna bakarım ama yineden romanlarını severek okuduklarımı yazabilirim sizlere
► Canan Tan ( gerçekten çok güzel kitapları var. en sevdiğim kitabı şu diye ayıramayacağım çünkü okuduklarımın hepsi çok güzeldi)
►Kristin Hannah ( bu yazarın tek romanını okudum, kalemi gerçekten çok iyi)
►Kathleen E. Woodiwiss
Kitap okurken girdiğim şekillerse paha biçilemez :))
Gelelim mim sorularına...
1 Ne sıklıkla kitap okursunuz?
Elimde okunacak kitap olsun asla bırakmam okumayı.. Romanlarım bitince yenilerini alana kadar kitap okumam.. Ki bazen uzun süre kitap almadığım oluyor..
2- En sevdiğiniz yazar/lar?
hmm yazarları pek tanımam. Zaten kitap alırsam da Yazar adına değil kitap konusuna bakarım ama yineden romanlarını severek okuduklarımı yazabilirim sizlere
► Canan Tan ( gerçekten çok güzel kitapları var. en sevdiğim kitabı şu diye ayıramayacağım çünkü okuduklarımın hepsi çok güzeldi)
►Kristin Hannah ( bu yazarın tek romanını okudum, kalemi gerçekten çok iyi)
►Kathleen E. Woodiwiss
Categories
MİM
20 Temmuz 2014 Pazar
Aynı Yıldızın Altında
Bu kitabı nette görmüştüm. Fotoğrafın altındaki yorumları okuduğumda hemen almalıyım demiştim. Ama hemen almamıştım. Bir gün yolum kitapçıya düştü ve elime aldığım bir sürü kitabı ayy ne kadar güzel diyerek bağrıma bassamda hepsini alamıyordum tabiki.. Raflarda o kitap senin bu kitap benim diye dolaşırken mavi kapağıyla gözüme çarpan, adı Aynı Yıldızın Altında olan romanı gördüm. Elime alıp hemen arka yazısını okudum. Romanın konusu ilginç gelmişti. Daha sonra " yahu ben bu kitabı zaten almayacakmıydım" diye içimden konuştuktan sonra en nihayetinde kitabı aldım. kitapla ilgili düşüncelerime geçmeden önce size arka yazısını yazayım da sizde okuyun.. :))
Yıldızların hastalık ile sağlık, ölüm ile yaşam arasında çektiği çizgide gidip gelen iki gencin, sayılı günlerinde sonsuzluğu bulma hikayesi...
On altı yaşındaki kanser hastası Hazel Grace'in birkaç yıl daha yaşamasını garanti eden tıp mucizesine rağmen hastalığı ölümcüldür ve konulan teşhisle birlikte yıldızlar, öyküsünün son bölümünü çoktan kaleme almıştır.
Yıldızların hastalık ile sağlık, ölüm ile yaşam arasında çektiği çizgide gidip gelen iki gencin, sayılı günlerinde sonsuzluğu bulma hikayesi...
On altı yaşındaki kanser hastası Hazel Grace'in birkaç yıl daha yaşamasını garanti eden tıp mucizesine rağmen hastalığı ölümcüldür ve konulan teşhisle birlikte yıldızlar, öyküsünün son bölümünü çoktan kaleme almıştır.
Categories
kitaplar
19 Temmuz 2014 Cumartesi
YALANCININ MUMU
Yalanı sever mi insan? Eminim ki çoğu kişinin cevabı "hayır" olacaktır. Kimseden yalanı duymaya tahammülü yoktur kişinin. Ama geçişe ayna tuttuğunda ne kadar fazla doğruyu söylemekten kaçtığını farkedecektir.
İnsan yalanı iki sebepten ötürü söyler. İlki korktuğu içi ( en çok rastlanan :D ) ikincisi ise sevdiği kişinin kalbini kırmamak için. Ama nedense gerçekler gün yüzüne çıkınca üzülen hep kişinin kendisi oluyor. Aslında boşuna dememiş " doğruyu söyleyeni dokuzuncu köyden kovarlar" diye. Ya da " dost acı söyler". Çünkü çoğu gerçekleri insan duymak istemez, gerçeği duyduğunda bir yandan "yalan söylüyor" demek istiyor. Yalan olmadığını anlayınca da başlıyoruz kalp kıran depremimizin hazırlıklarına...
Categories
Düşünceler
14 Temmuz 2014 Pazartesi
Mim 2
Neden kpop dinliyoruz?
Bu soruyu açıklamak zor mu kolay mı bilmem ama şöyle diyeyim ki Kore dizisi izleyen herkes K-pop'u seviyor ve dinliyor. bende ilk zamanlar K-pop'u dinlemeye başladığım zamanlar etraftakilerin tepkisi " şunlar nedir de dinliyorsun" şeklinde ki konuşmaları kulak ardı etmiştim. Tabi zamanla alıştılar. Ya da zorunda kaldılar :D
Kpop'u dinlememiz de oppa ve unnilerin etkisi büyük tabi..
1- En beğendiğiniz kız/ erkek K-pop grupları?
En beğendiğim erkek grup SHINee, kız grup ise Girls Generation ( SNSD).
Kpop'u dinlememiz de oppa ve unnilerin etkisi büyük tabi..
1- En beğendiğiniz kız/ erkek K-pop grupları?
En beğendiğim erkek grup SHINee, kız grup ise Girls Generation ( SNSD).
Categories
MİM
ÇOCUK OLMAK
ÇOCUK OLMAK
Bana " Ne kadar büyümüşsün" demekten vazgeçinBen büyümek istemiyorum ki
Hep çocuk kalmak istiyorum
Hiç bir şey bilmeden, fark ettirmeden
Gülmek ve oynamak istiyorum
İnsan büyüdükçe,
İnsanların ne kadar kirli olduğunu fark ediyor
İşte bu yüzden çocuk olmak
Hiç bir şeyin farkına varmamak istiyorum
Çocukların masumluğu hep kalsın istiyorum
Yürekler tartışırken,
Çocuklara fark ettirmeden
Her şeyin güzel olduğunu sanmak istiyorum
Biliyorum insanlardan çok şey istiyorum
Can sıkıntısının bana yazdırdığı bu satırları büyük keyifle sizlerle paylaşıyorum.. Çocukluğun yaşanamadığı şu günlerde bu satırlar benim için anlamlı.. Kocaman insanların çocukluklarını özlemle andıklarını çoğu kez duymuştum. İnsanlar büyüdükçe çocuk kalmak istiyor..
Categories
Düşünceler,
Şiirler
7 Temmuz 2014 Pazartesi
ZAMAN BEDAVA
Ne garip şey şu dünya...Ah hayır, garip olan kendini kral sanan benlik bütününden oluşan şahsiyet. İnsan kendinde kusuru aramaz derler ya çok çok doğru demiş kim demişse. Bulut üstünde yürüyen ayaklara diken batmaz misali her şeyi kendi açısına < iyi yönde> çeviren ahmaklarla dolu her taraf. Yapılan yanlışı görmezden gelip olayı farklı yöne çevirmek... Ya da en kötüsü birini birine şikayet etmek.. Ne küçük düşürücü davranış. Yapılan yanlışı hata yapan kişiye söylemen gerekirken aracıyla işini kısa yoldan halletmek çok acizce... Ya da korkakça mı demeliyim. Olur ya insan bu ne yöne şaşıp beşereceği bilinmez. Sözde üstün zekaya sahibiz, öyle değil mi?.
Ya sen kim olduğunu, neden var olduğunu biliyor musun ki. sana sahip çıkılan değere fütursuzca yaklaşman. Hayat, yok kendine at gözlüğüyle bakar mı insan hiç! Ufkunu geniş tutman gerekirken, ufak kutu içine hapsedecek kadar büyüleyici (!) şey ne? Sonunda alabora da çıkan hortumda kayboluyoruz. Nereye gittiğimizi bilmeden. Yok oluşumuzu izliyoruz fakat farkında dahi değiliz. Şu dünyada insanlığı gerçekten yaşayan o kadar az kişilik var ki... İnsanlığını yitirmiş şahsiyetlerle dost olduk belkide.. Dostluk değil anlatmak istediğim, anlamak isteyene bir mesaj. Bu yazımı üstün körü görüp okumayanlar olacak. Yine ne saçmalamış diyeceksiniz. Ya da kesin kafayı sıyırdı diyenler olacak. Kim kafayı sıyırmadı ki...
Sordun mu kendine sorularını, cevapladın mı onları. Yooo nelik boş işlerle uğraşasın ki. Sen kendin gibi olanlarla vakit harca nede olsa zaman bedava. Zaman bedava gözükse de, parayla satın alınabilecek şey olsaydı eminim herkes bütün parasını zamana harcardı. Hele de zaman geri alınsaydı...
Sanırım biraz şikayetçi bir yazı olmuş hee :)))
Ya sen kim olduğunu, neden var olduğunu biliyor musun ki. sana sahip çıkılan değere fütursuzca yaklaşman. Hayat, yok kendine at gözlüğüyle bakar mı insan hiç! Ufkunu geniş tutman gerekirken, ufak kutu içine hapsedecek kadar büyüleyici (!) şey ne? Sonunda alabora da çıkan hortumda kayboluyoruz. Nereye gittiğimizi bilmeden. Yok oluşumuzu izliyoruz fakat farkında dahi değiliz. Şu dünyada insanlığı gerçekten yaşayan o kadar az kişilik var ki... İnsanlığını yitirmiş şahsiyetlerle dost olduk belkide.. Dostluk değil anlatmak istediğim, anlamak isteyene bir mesaj. Bu yazımı üstün körü görüp okumayanlar olacak. Yine ne saçmalamış diyeceksiniz. Ya da kesin kafayı sıyırdı diyenler olacak. Kim kafayı sıyırmadı ki...
Sordun mu kendine sorularını, cevapladın mı onları. Yooo nelik boş işlerle uğraşasın ki. Sen kendin gibi olanlarla vakit harca nede olsa zaman bedava. Zaman bedava gözükse de, parayla satın alınabilecek şey olsaydı eminim herkes bütün parasını zamana harcardı. Hele de zaman geri alınsaydı...
Sanırım biraz şikayetçi bir yazı olmuş hee :)))
Categories
Düşünceler
5 Temmuz 2014 Cumartesi
Mim
Mim #1
Pencereden Baktıktan Sonra Sorguya Tutulmak
Pencereden baktıktan sonra sorguya tutulmak.... bu mim için güzel başlangıç :) da sorular için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.. Bu mim'i bana Uçay paslamış ki bunun için kendisine teşekkür ediyorum..:)
Gelelim pencere olayına :) Pencereden bakmayı gerçekten çok seviyorum. İster yaz olsun ister kış olsun benim için hiç fark etmez. helede baktığım penceremin manzarası bu iken..
Şaşırmayın.. evimin manzarası gerçekten bu ve pencereden bakıp ta bu manzarayı görmeyi kim istemez ki... gelelim şu ahretlik sorulara.. cevaplarken baya bi ter dökeceğim cinsten sorular bunlar..
Mim Sorular
1-Açık ilişki hakkında ne düşünüyorsun?
Açık ilişki mi tam anlamıyla iğrenç.. Bu ne be eğer her iki tarafta istediği başka kişilerle birlikte oluyorsa buna nasıl ilişki adını veriyorlar anlamış değilim.. Eğer birini seviyorsam ve o benimse, olay bitmiştir. Yok öyle açık ilişki filan.. Açık ilişkiyi düşünmek dahi istemiyorum... ki bu benim ilişki diye adlandırmadığım bir şey..
2-Eşcinseller arasında marka takıntısı var mı? Giyimine özen gösteren sadece eşcinseller mi? Dar pantolon giyen biri hakkında hemen eşcinsel bu diye düşünür müsün? Örneğin iç çamaşırı alırken aldıklarına dikkat eder misin yoksa don olsun derli toplu tutsun mu?
Yahu soruyu okurken bile derin bir of çektim ki şu halimi görseniz gülersiniz..Marka takıntısı herkeste olan şeyken bu soruda neden eşcinsellik ön planda tutulmuş anlamadım ki fazlada kafa yoracak değilim. ama gelin görün ki ben eşcinsellik olayının psikolojik olduğunu düşünüyorum..
Giyime özen herkes özen gösterir.. şık bir bayan veya erkek gördüğümüzde ona hemen bu olayı mı damgalayalım yani. Eğer öyleyse dünyada normal biri kalmadı.. Dar pantolon olayı.. Kore fanı olduktan sonra bile dar pantolonu erkeklere yakıştığını hiç düşünmedim sanırım düşünmeyeceğim de. ki soracaksınız Kore fanı ne alaka. açıklayım. Koreli idoller genelde dar pantolon giyiniyorlar.. En son soruyu es geçip 3. soruya başlıyorum.
3-Küçükken bebek oynamayı sever miydin? Evcilik oynamayı sever miydin? Daha çok kız arkadaşın mı vardı erkek arkadaşın mı?
Her kız gibi kız bebeklerle oynamayı severdim ama bütün bebeklerim hep kiloluydu ve vitrinde duran barbie bebekler de hep aklım kalırdı :))) ahh benn bu konuda muzdaripim.. Evcilik oynamayı sevmezdim ama hep oynardım ki ben hep koca olurdum. :))) ahaha vay bee.. belkide bu yüzden sevmemişimdir bu oyunu.. okula başlayana kadar hep kuzenlerimle oynardım okuldan sonra da daha çok kız arkadaşım oldu..
4-Genelde yabancı müzik mi dinlersin? Müzik tarzın nedir? Dans etmeyi sever misin? Bacağını 180 derece açarak oturabilir misin?
şu aralar daha çok Kpop dinlediğim için yabancı diyebilirim ama Türkçe müzik dinlemeden de olmaz.. Müzik dinlemek benim ruh halime bağlı o an ne dinlemek istersem o tür şarkıyı açarım.. en çok sevdiğim müzik türleri pop ve slow fakat bu benim diğer türleri sevmeyeceğim anlamına gelmiyor.. ben 7/24 müzik dinlerim :)
5-Fantezilerin var mı?
yahu bu soru ne yaaa... ilk önce sitem edeyim sonra cevap olarak kocaman bir " HAYIR" kelimesini bağırarak söyleyeyim.
6-X'ten Next olur mu? Sevgiliyle arkadaş kalınabilir mi?
X'ten next olmaz da Next'ten X olur.. Sevgiliden arkadaş olur mu bilmem ben ama ben istemem. Sonuçta arkadaş olarak kalanlar var. Saygı duymak lazım.. yani Kalınamazzzz.... :DDDD
7-Pisuvar takıntınız var mı? Beden Eğitimi dersiyle aranız nasıl?
Pisuvar ne diyip yardımcım Google'ye sordum. sormasaydım da olurmuş.. Ama klozet takıntım var.. Beden dersini tabiki çok severdim. hoca bizi hep serbest bırakırdı. Şimdi nasıl olur da bu dersi sevmem..
8-Sizce eşcinseller narsist mi?
Şu ana kadar narsistin anlamını bilmiyordum. Ama öğrenince anlamını beğendim. Eşcinsellerle karşılaşmadım o yüzden bilmiyorum :)))
9-Bir harem kur deseler haremine alacağın tek kişi?
Benim bildiğim haremi erkekler kurar ki.. Yanılıyormuyum.. zaten neden se bu soruların bay'lara hazırlandığını düşünmeye başladım.. ne saçma bir düşünce demi... harem kursam ki kurmam yaa ben :)) hareme hem tek kişi alınırsa bu nasıl harem olur :DD
Anaa sorular bitmiş iyimi çok sevindim üzüldüğümü düşünmeyin :)) bu benim ilk mim'im di ve acayipti.. bu soruları kim hazırlamış gerçekten merak ettim..
bu mimi kime paslasam :) Nabrut ve Yaşam
Categories
MİM
3 Temmuz 2014 Perşembe
KORE MERAKIM NERDEN Mİ GELDİ?
Bir yaz günü evde durmaktan ve bir şeyler yapamamaktan sıkılmış halde fena halde sıkılmış olan ben youtube'da farklı şarkılar bulmak amacıyla gezinirken dikkatimi bir şarkı çekti. Aslında şarkı bilindik bir şarkı olmasına rağmen o da ne klip yabancıydı. Klibi sonuna kadar izledim ama bu seferde içim içimi yemeye başladı. Klipteki dizi mi film mi bilmiyordum ama onu çok merak etmiştim. Klipte gördüklerim çekik göz yapısına sahipti. Hemen google amcaya başvurup klipteki artık herneyse dizimi filmi onu bulacaktım. Ama bu google amca yardımcı olmadı. Bir türlü bulamadım ismini. Videonun altındaki yorumlara bakmak sonradan geldi aklıma. Bu bir diziydi ve adı Playfull kiss'ti.
Eee diziyi izlemek için yine başvurdum Google amcama. Youtube bahsettim video bu...
Bir yaz günü evde durmaktan ve bir şeyler yapamamaktan sıkılmış halde fena halde sıkılmış olan ben youtube'da farklı şarkılar bulmak amacıyla gezinirken dikkatimi bir şarkı çekti. Aslında şarkı bilindik bir şarkı olmasına rağmen o da ne klip yabancıydı. Klibi sonuna kadar izledim ama bu seferde içim içimi yemeye başladı. Klipteki dizi mi film mi bilmiyordum ama onu çok merak etmiştim. Klipte gördüklerim çekik göz yapısına sahipti. Hemen google amcaya başvurup klipteki artık herneyse dizimi filmi onu bulacaktım. Ama bu google amca yardımcı olmadı. Bir türlü bulamadım ismini. Videonun altındaki yorumlara bakmak sonradan geldi aklıma. Bu bir diziydi ve adı Playfull kiss'ti.
Eee diziyi izlemek için yine başvurdum Google amcama. Youtube bahsettim video bu...
Categories
Düşünceler
30 Haziran 2014 Pazartesi
Bu blogdaki ilk yazım
Bu aralar şiir sevdasına kapılmışım ki sormayın.Hele de bu şiirler beni benden alıyor ve damağımda tarifsiz bir tat bırakıyorsa... bundan birkaç sene önce bana şiiri seveceksin deselerdi " ben mi " diyip güler geçerdim. hatta lisedeyken edebiyat derslerinde şiirleri işlemek işkence gelirdi.. ki ben şimdi şiir defteri tutmaya bile başladım ki bu günlük gibi bir şey benim için.. Size şiir defterimde yer alan bir şiiri paylaşmasam olmaz ama :))
Ne yormak istedim seni,
Ne de yormak kendimi.
Çok çalıştım
Gitmeye de, kalmaya da..
İkiside aynı acı
İkiside rezil
Daha önce de gelmiştim
Ama böyle kalarak değil
CAN YÜCEL
bu şiiri okuduğumda beni benden aldı diyebilirim..
eğer sizinde sevdiğiniz bir şiir varsa benimle paylaşın..
Bu aralar şiir sevdasına kapılmışım ki sormayın.Hele de bu şiirler beni benden alıyor ve damağımda tarifsiz bir tat bırakıyorsa... bundan birkaç sene önce bana şiiri seveceksin deselerdi " ben mi " diyip güler geçerdim. hatta lisedeyken edebiyat derslerinde şiirleri işlemek işkence gelirdi.. ki ben şimdi şiir defteri tutmaya bile başladım ki bu günlük gibi bir şey benim için.. Size şiir defterimde yer alan bir şiiri paylaşmasam olmaz ama :))
Ne yormak istedim seni,
Ne de yormak kendimi.
Çok çalıştım
Gitmeye de, kalmaya da..
İkiside aynı acı
İkiside rezil
Daha önce de gelmiştim
Ama böyle kalarak değil
CAN YÜCEL
bu şiiri okuduğumda beni benden aldı diyebilirim..
eğer sizinde sevdiğiniz bir şiir varsa benimle paylaşın..
Categories
Düşünceler
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












